Kent Hazır Olursa İzmir Sağlık Turizminde Uçar

Sağlık turizmi alanında Avrupa ve Amerika’dan hasta kabul ettiklerini belirten Özel İzmir  Can Sağlık Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Op.Dr. Muzaffer Keskiner,  “Kentteki yöneticilerimizin önderliğinde, sağlık kuruluşlarının katılımıyla ortak bir eylem planını hayata geçirebilirsek İzmir sağlık turizminde uçar. Biz her konuda işbirliğine hazırız” dedi.

 

 

Türk tıbbının gerek insan gücü, gerekse teknolojisi ile Avrupa ve Amerika ile yarışır bir konumda olduğunu ifade eden Op.Dr. Muzaffer Keskiner, “Örneğin Türkiye’nin protezli ortopedi ameliyatlarında başarı oranı Amerika’dan daha aşağıda değildir. Çok başarılı ortopedistlerimiz var. Amerika’da kalça protezinin maliyeti minimum 50 bin dolar iken Türkiye’de 5 bin dolar. Meksika’da bu operasyonunu maliyeti 10-15 bin dolar arasındadır. Meksika bugün Amerika sağlık turizm pastasının %25’ini alıyor. Türkiye’nin fiyat avantajı çok yüksek. Biz teknoloji ve insan kaynakları olarak çok üst düzeydeyiz” dedi.

HAYAL EDEMEYECEĞİMİZ KADAR GELİRLER ELDE EDİLEBİLİR

Türkiye’de sağlık turizmi çalışmaları bireysel çabalarla veya merdiven altı yerlerde yürütüldüğünü anlatan Keskiner, “Devletimizin bu konudaki politikaları her geçen gün gelişiyor. Sağlık turizmini belgelendirme koşullarına bağlıyor. İzmir’de Can Hastanesi olarak sağlık turizm belgesinin sertifikasını ilk alan hastaneyiz. Diğer hastaneler ile sağlık turizmi alanında iş birliği içerisinde olup, sırt sırda verip çalışmak isteriz.  İzmir ve Türkiye’de gerekli çalışmalar planla şekilde yürütüldüğü takdirde hayal edemeyeceğiniz kadar büyük gelir elde edilebilir. Çünkü şu an dünyadaki sağlık turizmiyle ilgili harcamalar katlanarak artıyor. Yani önümüzdeki 5 yıl içerisinde 100 milyon dolarlardan bahsedeceğiz. Çünkü özellikle endüstrileşmiş ülkelerde yaşlı nüfusu büyük bir hızla artıyor. En büyük avantajlarımızdan biri de bu. Avrupa ve uzak ülkelerdeki yaşlı nüfusu ülkemize çekmeye çalışıyoruz. Türkiye olarak bir an önce bu işin kaymağını almak zorundayız. Bunun için çok hızlı davranmamız gerekiyor” diye konuştu.

 

 

Sağlık turizminde olması gereken noktada olamadığımızın altını çizen Dr. Keskiner,  “Eğer sağlık kuruluşları olarak sağlık turizminde başarılı olabilirsek bir çok sektör bu başarıdan fayda görecektir. Örneğin şu an dünyada ki birçok kentin İzmir’e uçuşu yok. Bu sağlık turizmi açısından dezavantajlı bir durumdur.  Sağlık turizmi ile ilgili bir canlanma tüm sektörleri olumlu yönde etkiler. Başta havayolları, kentin ekonomik altyapısı hızla gelişir” dedi.

TÜRKİYE 100 YIL İÇERİSİNDE SAĞLIK TURİZMİNDE DÜNYA MARKASI OLABİLİR

Türkiye’nin coğrafi açıdan çok önemli bir noktada olduğunu vurgulayan Dr. Keskiner, Dünyada sağlık sektöründe Türkiye markası henüz oluşmadı. Devletin bu konuda çok ciddi değişim programları var. Sağlıkta dönüşüm politikaları Türkiye’yi önümüzdeki 100 yıl içinde bir dünya markası haline getirebilir. Tabi her şeyi de devletten beklemek doğru değil. Özel sektör olarak bizim yaratıcı çabalarda bulunmamız gerekiyor. Biz bu konuda Can Hastanesi olarak da önem veriyoruz. Hastalarımız Dublin’den, İrlanda’dan kalkıp İzmir’e geliyor. Bu büyük bir başarıdır. Tabii bu başarıyı yakalamak için bir tek Can Hastanesi’nin ve devletin çabası yetmez. İzmir’in gündemini belirleyen sağlık kuruluşlarının da desteği önemli. Öncelikle ortak paydaları belirleyip o paydaları genişletmek lazım.  Bu konuda yerel yönetimlerin desteği önemli olacaktır. En basitinden yol çalışmalarının sorumluluğu bile hastane yönetiminin üstüne atılıyor. Basit ama aylar süren bir yol çalışması hem hastanenin hem de şehrin sağlık turizmi kapsamında gelen hastanın gözündeki itibarımızı zedeleyebilir”