Sağlık Köşesi Makaleler    

Yazar : Prof. Dr. Hayrullah Derici
Uzmanlık : Genel Cerrahi
Tarih : 21.03.2018

MEME KANSERİ

Meme kanseri kadınlarda en sık görülen kanserdir. Her 8 kadından birinde yaşamının herhangi bir zaman diliminde meme kanseri geliştiği bilinmektedir.

 

MEME KANSERİNDE RİSK FAKTÖRLERİ NELERDİR?


Kadın cinsiyet: Meme kanseri kadınlarda erkeklere göre daha sık görülür.
İleri yaş: Meme kanseri gelişiminde önemli risk faktörlerinden biridir. Yaş ilerledikçe meme kanserine yakalanma riski artar.


Ailede meme kanseri öyküsü: Birinci derece akrabalarında meme kanseri olanlarda risk 2-3 kat artmıştır.
 

Genetik: Meme kanseri ile ilişkisi  kanıtlanmış olan  iki gen BRCA1 ve BRCA2’dir. Bu  genlerinde mutasyon bulunan kadınların meme ya da yumurtalık kanserine yakalanma riskleri daha fazladır.
Kişisel kanser öyküsü: Bir memesinde kanser gelişen bir kadının diğer memesinde de kanser gelişme riski daha fazladır. Ayrıca kadında yumurtalık, rahim ve kolon kanseri olması da meme kanseri riskini artırır.
Erken menarş (ilk adet kanamasının 12 yaşından önce olması),
Geç menopoz


Emzirme ve gebelik: Genç yaşta doğum yapan kadınlarda, 30 yaşından sonra yapanlara veya hiç doğum yapmayanlara göre meme kanseri gelişme riski daha düşüktür.
Obezite: Obez kadınlarda veya kilo alımının olduğu durumlarda meme kanseri riski artmıştır.
Alkol: Düzenli alkol tüketen kadınlarda meme kanseri daha sık görülür.

Klinik Belirtiler Nelerdir?
Genellikle ilk belirti memede bir sertlik ya da kitlenin ortaya çıkmasıdır. Çok nadiren kitle yok iken kendisini meme başı akıntısı ya da lenf bezlerinin tutulumu ile belli edebilir.
Meme ağrısı daha çok iyi huylu meme hastalıklarının bir belirtisidir. Meme kanserinin daha seyrek görülen belirtileri arasında meme derisinde ödem, çekinti ve meme başından kanlı akıntı olması ve meme başının içe doğru dönmesi sayılabilir.

Tanı Nasıl Konur?
Meme lezyonlarına fizik muayene, ultrasonografi, mamografi gibi görüntüleme yöntemleri ile birlikte biyopsi ile tanı konulur.
40 yaş üstü kadında fizik muayene ile saptanan solid kitle aksi kanıtlanıncaya kadar olası kanser olarak kabul edilmelidir. Bu durumda ilk yapılacak tetkik ultrasonografi ve mamografik inceleme sonrasında iğne biyopsisidir. 40 yaş altı kadında meme dokusunun yoğun özelliği dolayısıyla mamografi anlamlı değildir ve ultrasonografi uygulanmalıdır.

Radyolojik incelemeler nelerdir?
Ultrasonografi: Ultrasonografi ile meme kitlelerinin solid ya da kistik ayrımı yapılabilir. 40 yaş altı kadında, yoğun meme dokusu olan ve meme kitlelerin tanısında çok faydalıdır.
Mamografi: 40 yaş üstü kadında yılda bir kez periyodik mamografik tetkik önerilmektedir.
Muayene ile belirlenemeyen ve kanser şüphesi olan lezyonların değerlendirilmesinde mamografi çok faydalıdır. Ayrıca meme kanseri cerrahisi uygulanmış hastaların takibinde
de mamografiden faydalanılır. 


Manyetik rezonans (MR): Son yıllarda memede tanısal amaçlı kullanıma girmiştir. MR özellikle silikon uygulanmış memenin incelenmesinde ve ultrasonografi ya da mamografinin şüpheli olduğu durumlarda, yoğun meme dokusuna sahip olan kadınlarda tercih edilir.

Meme biyopsisi nasıl yapılır?
Memede ele gelen bir kitleye ince iğne ya da kalın iğne ile biyopsi, ele gelmeyen lezyonlara ise görüntüleme eşliğinde stereotaktik biyopsi (tel ile işaretleme) uygulanır.
Meme kanseri nasıl tedavi edilir?


Erken Evre Meme Kanseri: Bu gruptaki uygun hastalara Meme Koruyucu Cerrahi önerilir.
Cerrahi girişimden sonra Radyoterapi ve gerekli olgulara kemoterapi uygulanmalıdır.
Meme Koruyucu Cerrahi ile Total Mastektomi (Memenşin tamamen alınması) arasında hastanın yaşam süresi bakımından hiçbir fark yoktur. Meme Koruyucu Cerrahi hastaya daha iyi kozmetik ve psikolojik sonuç sunar.


Lokal İleri Evre Meme Kanseri: Bu hastalarda lokal yineleme ve uzak metastaz oranının yüksek olması nedeniyle tedaviye öncelikle kemoterapi ile başlanması daha sonra cerrahi tedavi uygulanması önerilir.