Yazar : Doç. Dr. Hüseyin Can
Uzmanlık : Aile Hekimliği Uzmanı
Tarih : 21.01.2019

Periyodik Sağlık Muayenesi

Periyodik Sağlık Muayenesi

 

Periyodik sağlık muayenesi; hastalık belirtisi ortaya çıkmamış olan kişilerin, fizik muayene ve tarama testleri ile değerlendirilmeleri sonrası sağlık eğitimi ve danışmanlık verilerek sağlıklarının korunmasına katkıda bulunmak amacıyla yapılan düzenli sağlık kontrolüdür. Kişiye özel yapılan muayenede risk faktörleri belirlenerek, etkin, uygulanabilir, kanıta dayalı tıbbın ışığında bir izlem programı oluşturulmaktadır. Bu izlem programı ile gereksiz test ve müdahalelerin önüne geçilmesi amaçlanmaktadır. Kişilere bağışıklama ve danışmanlık hizmetleri de verilmektedir. Kişiye özgü, cinsiyet ve yaş gruplarına uygun olarak, içinde yaşanılan toplumda sakatlık ve ölüm oranını en fazla etkileyen hastalıkların risk faktörlerine yönelik, kanıta dayalı tarama testlerinin uygulandığı bir hizmettir.

Koruyucu sağlık hizmetleri; herhangi bir hastalık riski taşımayan kişilerin bu risklerden uzak tutulmasını, risk altında olan kişilerin risklerinin azaltılmasını, eğer varsa mevcut hastalıkların erken tanı ve tedavi ile kronik hastalıkların kalıcı hasar oluşturmasının önlenmesini hedeflemektedir. Bu hedeflere ulaşmanın en etkin yollarından biri periyodik sağlık muayeneleridir.

 

Ülkemizde de kabul gören önerileri sizlerle paylaşmak istiyorum;

 

Kalp-Damar Olaylardan Korunmada Risk Değerlendirilmesi

40 yaş altı bireylerde; ailesinde erken yaşta kalp-damar hastalığı öyküsü varsa,

40 yaş üstü bireylerde; başvuru sebebinden bağımsız olarak bir kez kalp-damar risk değerlendirmesi yapılması önerilmektedir.

 

Arteriyel Tansiyon Takibi

18 yaşından büyük yetişkinlerde başvuru sebebinden bağımsız olarak hipertansiyon tanısının erken tespiti ve kalp-damar olaylarının önlenmesi amaçlı yılda en az bir kez arteriyel tansiyon ölçülmelidir.

 

Serum lipid profili taraması (TG, HDL, LDL)

Hiperlipidemi, kalp-damar olayları, diabetes mellitus ve komplikasyonlarının gerek erken tanısı gerekse yan etkilerinin önlenmesi amacıyla 18 yaşından büyük olup risk faktörlerinden en az birini taşıyanlarda ve 35 yaşından büyük bütün kişilerde beş yılda bir serum lipit profili taramasının yapılması (en az 12 saat açlıktan sonra) önerilmektedir.

 

Diabetes mellitus (Şeker Hastalığı) taraması

45 yaşın üzerinde herkes ve ayrıca aşağıdaki risk faktörlerini barındıran kişilere diabetes mellitus taraması önerilmektedir:

  • Beden Kitle İndeksi ≥ 25kg / m² (bel çevresi kadında >88 cm, erkekte >102 cm)
  • Fiziksel inaktivite
  • Birinci derece yakınında diabetes mellitus öyküsü
  • 4.1 kg’ın üstünde bebek doğurma öyküsü
  • Gestasyonel (Gebelikte) diyabet öyküsü
  • Hipertansiyon (Kan basıncı> 140/90 veya hipertansiyon için tedavi alan),
  • HDL<35 mg/dl veya TG>250 mg/dl
  • Polikistik over öyküsü
  • Daha önce bozulmuş glukoz toleransı veya bozulmuş açlık glukozu öyküsü
  • Kalp-damar hastalığı
  • İnsülin rezistansı ile ilgili klinik durumları olan  (örn: akantosis nigrikans) kişiler

Tarama için açlık plazma glukozu, HbA1c veya OGTT kullanılabilir. Test normal ise üç yılda bir tekrar edilmelidir.

 

 

Diabetes Mellitus (DM) tanısı alan bireylerde;

  • Tip 1 DM’lilerde tanıdan beş yıl sonra, Tip 2 DM’lilerde tanı anında yıllık böbrek fonksiyonlarına (albumin ekskresyonu, GFR ve serum kreatini) bakılması için yönlendirilmesi,
  • 10 yaşın üstündeki çocuk ve erişkin Tip 1 DM’li hastalarda tanı anından beş yıl sonra Tip 2 DM’lilerde tanı anında yıllık göz taraması için yönlendirilmesi, 
  • Yıllık lipid profili bakılması,  düşük riskli lipid değeri olanlarda ( TG<150, HDL>50, LDL<150) taramanın iki yılda bire düşürülmesi,
  • Kan basıncı hedefinin sistolik 140 mmHg, diastolik  80 mmHg’nın altında tutulması
  • Gebelerde kan basıncı hedefinin 110-129 / 65-79 mmHg olması
  • Daha önceden bilinen DM tanısı olan ve gebe kalmayı planlayan bireylerde gebelik öncesi, ilk trimestrde, gebelik boyunca ve postpartum birinci yıla kadar yakın takip edilmesi
  • Yıllık influenza/grip aşısı ve bir kez pnömokok/zatüre aşısı önerilmesi, 64 yaşın üzerinde olanlarda, pnömokok aşısının üstünden beş yıl geçtiyse bir doz daha önerilmesi
  • 19-59 yaş grubuna hepatit B aşısı yapılması

 

Tiroid fonksiyon anormallikleri

Tiroid fonksiyon anormalliklerinin erken tanısı amacıyla ailesinde tiroid hastalığı öyküsü bulunanlara ilk muayenede olmak üzere ve 35 yaşın üzerindeki tüm erişkinlere beş yılda bir tiroid fonksiyon testlerinin (TSH)  yapılması önerilir.

 

Obezite taraması

18-65 yaş grubu yetişkinlerde obezitenin önlenmesi ve metabolik sendromun değerlendirilmesi amacıyla yılda bir kez ağırlık, boy, beden kitle indeksi (BKİ) ve bel çevresi ölçümleri (bel çevresi kadınlarda ≥ 88 cm, erkeklerde ≥ 102 cm olması android obeziteyi yansıtır. Android obezite kardiyovasküler hastalıklar için risk faktörüdür. Bel çevresi değerlerinin kadınlarda <80 cm, erkeklerde <94 cm olması hastalık riskinin en aza indirilmesi için önerilmektedir.) ile birlikte; 

Laboratuvar:

  • Glukoz ölçümü (plazma glukozu)
  • Total kolesterol, HDL, LDL kolesterol ve Trigliserid
  • ALT ve Kreatinin ölçümü
  • TSH ölçümü  ve gerekirse eşlik eden hastalıklar için ileri tetkik istenmesi önemlidir.

Bu ölçümler sonrasında kişi, gerekli görülen durumlarda sağlıklı beslenme, psikososyal destek (davranış tedavisi) ve fiziksel aktivite danışmanlığı almak üzere yönlendirilir.

 

Meme kanseri taraması (kadın)

20 yaş üstü kadınlarda meme kanseri farkındalığını artırmak ve meme kanserinin erken tanısı amacıyla kendi kendine meme muayenesi hakkında bilgi verilmesi ve ayda bir kez uygulamasının önerilmesi,

20-40 yaş arası kadınlarda kendi kendine meme muayenesinin yanı sıra birinci derece akrabalarında meme kanseri öyküsü bulunan kadınlarda yılda bir, bulunmayanlarda ise iki yılda bir hekim tarafından rutin klinik muayenenin yapılması,

40-69 yaş arası bütün kadınlarda yılda bir hekim tarafından rutin klinik muayene yapılması ve iki yılda bir dijital/konvansiyonel mamografi yapılması gereklidir.

 

Kolorektal kanser taraması (kadın/erkek)

50-70 yaş grubundaki yetişkinlerin tamamında kolorektal kanserin erken tanısı amacıyla monoklonal antikorlar kullanılarak yılda bir gaitada gizli kan testi yapılması ve her on yılda bir gaitada gizli kan testinin yanı sıra kolonoskopi yapılması için yönlendirilmelidir.

Birinci derece akrabalarında kolorektal kanser veya adenomatöz polip öyküsü olanlarda taramaya 40 yaşında başlaması, birinci derece akrabalarında erken yaşta kolorektal kanser ortaya çıkanlarda taramanın 40 yaşından bağımsız olarak kanserin çıkış yaşından beş yıl önce başlatılması uygun görülmüştür.

Serviks kanseri ve prekanseröz lezyonların taranması (kadın)

30-65 yaş arası kadınlarda serviks kanseri ve prekanseröz lezyonları önleme ve erken tanı amaçlı her beş yılda bir Papanicolau testi (PAP Smear testi) veya Human Papilloma Virüs testi (HPV testi) yapılmalıdır.

 

Prostat kanseri (erkek)

Ailesinde prostat kanseri hikayesi olan 40 yaşından büyük erkekler ve aile hikayesi olmayan 50 yaşından büyük erkeklerde erken tanı ve önleme amaçlı hastanın bilgilendirilmesi ve bir üroloji uzmanına yönlendirilmesi önerilir.

 

 

Kan ve cinsel yolla bulaşan hastalıklar

18 yaşın üzerinde ve cinsel aktif kişilerde kişiden talep gelmesi durumunda veya risk faktörlerinin varlığında gerekli bilgilendirme yapılıp kişinin onayı alınarak;

  • Hepatit B, hepatit C, HIV için tarama yapılması,
  • Hepatit B, hepatit C, HIV pozitif çıkan kişilerde özellikle uyuşturucu madde kullanımının sorgulanması, danışmanlık hizmeti verilerek ilgili merkezlere yönlendirilmelerinin sağlanması,
  • Gonore ve klamidyanın erken tespitine yönelik testlerin yapılması amacıyla ilgili uzmanlık alanına yönlendirilmesi önemlidir.

 

Sekonder osteoporoz / kırık riski

65 yaş altında olup aşağıdaki risk faktörlerini barındıran erişkinlerde en az bir kez biyokimyasal testlerin yapılmasının sağlanması (iyonize kalsiyum, tam kan sayımı, kreatinin, alkalen fosfataz, TSH, 25-hidroksivitamin D3 ölçümleri), risk faktörlerine ve kemik kırığı varlığına göre fizik tedavi ve rehabilitasyon, endokrinoloji ve/veya ortopedi uzmanlarına yönlendirilmelidir.

  • 50 yaşından önce kırık geçirmiş olmak veya ailede kalça kırığı öyküsü
  • En az üç ay süreyle 7,5 mg/gün steroid kullanımı,
  • Hipogonadizm,
  • 45 yaş altında menapoz
  • Malabsorbsiyon sendromu
  • Primer hiperparatiroidizm
  • Hızlı kemik kaybıyla seyreden diğer hastalıklar
  • Düşük beden kitle indeksi

 

Yaşlılarda osteoporoz/kırık riski (kadın/erkek)

65 yaş üstü tüm kişilerde yılda bir kez biyokimyasal testlerin yapılmasının sağlanması (iyonize kalsiyum, tam kan sayımı, kreatinin, alkalen fosfataz, TSH, 25-hidroksivitamin D ölçümleri ve vertebral kırığı olanlarda protein elektroforezi), risk faktörleri ve kemik kırığı varlığına göre ilgili uzmanlıklara yönlendirilmesi, 65 yaş üstü kadınlar ile 70 yaş üstü erkeklerde hayatlarında en az bir kez DEXA ölçümü yaptırmalarının sağlanması önerilir.