Doğum Süreci

Normal Doğum (Vajinal Doğum)

 

Normal doğum insanoğlunun binyıllardır neslini devam ettirme biçimi olan doğum şeklidir. Vajinal doğum olarak da adlandırılabilir. Normal vajinal doğum miadına ulaşan bir gebelikte ne zaman başlayacağı daha önceden kestirilemeyen sancıların yani rahim kasılmalarının başlaması ile başlayıp, bebeğin eşinin(plasenta) doğumu ve doğum sonrası ilk 24-48 saatlik periyodu da içerisine alan 4 evreden oluşur. Normal vajinal doğum, ilk gebeliğini geçiren ve ilk doğumunu yapacak anne adayları için maalesef daha önce doğum yapmış anne adayları ile kıyaslandığı zaman daha uzun zaman almakta ve bir miktar daha fazla yorucu olabilmektedir. 

 

Normal doğumun zamanlaması olarak 37. gebelik haftasını doldurmuş her anne adayı artık doğum beklemeye başlamalıdır. 37. gebelik haftasından başlayarak 42. gebelik haftasına kadar olan süreç doğum beklenen zamanlardır. 37. gebelik haftasından önce olacak doğumlar erken yani prematür doğumlar olarak adlandırılır. 42. gebelik haftasından sonraya sarkan gebelikler ise miad aşımı (gün aşımı) gebelikler olarak adlandırılır ve artık miad aşımı sebebiyle bebekle alakalı oluşabilecek riskli durumları bertaraf etmek için doğumun suni sancı olarak bilinen ilaçlarla başlatılması zorunlu hale gelir.

 

Doğumun ilk evresi rahim kasılmalarının başlaması ile başlar  ve rahim ağzının bebeğin doğumuna müsade edecek açıklığa(yaklaşık 10 cmlik açıklık) ulaşması ile tamamlanır. Bu evre doğumun en uzun ve yorucu evresidir. Daha önce doğum yapmamış, ilk doğumunu yapacak anne adaylarında bu dönem yaklaşık 18 ila 24 saat kadar sürebilmektedir. Daha önce doğum yapmış anne adaylarında bu dönem yaklaşık 12 saat sürmektedir. Doğumun asıl yorucu olduğu dönem bu ilk evre olduğu için anne adayının bu evrede dikkatli olması, kendisini yoracak ve doğum için gerekli olacak enerjisini boşa harcatacak aktivitelerden ve davranışlardan kaçınması gerekmektedir. Bu evrede en çok yapılan yanlışlardan birisi ıkınmaktır. Ikınmak, henüz önünde ilerlemek için yeterli bir açıklık olmayan bebeğin ilerlemesine bir fayda göstermeyeceği gibi, anne adayının da boş yere yorulmasına sebep olacaktır. Bu evrede ağrılarla bereber nefes egzersizleri yapılmalı ve sancının geçmesi beklenmelidir. 

 

Doğumun ikinci evresi rahim ağzı açıklığının artık bebeğin doğumuna müsade ettiği yaklaşık 10 cmlik açıklığın oluşması ile başlar ve bebeğinizin doğumu ile sonlanır. İşte anne adayına en çok iş düşen evre burasıdır. Doktorununuzun yönlendirmeleri ile beraber, anne adayının kuvvetli ve efektif ıkınmalarına ihtiyaç duyulan ve kuvvetli ıkınmalarla doğumun hızlanacağı , asıl güç gerektiren dönem ikinci evredir. Bu evre daha önce doğum yapmamış anne adaylarında yaklaşık 2 saat, daha önce doğum yapmış anne adaylarında ise yaklaşık 1 saat sürmektedir. Bu evrede anne adayının doktoru ve ebeleriyle iyi bir koordinasyon içerisinde olması, doktorunun vereceği yönergelere uygun hareket etmesi çok önemlidir. 

 

Doğumun üçüncü evresi ise bebeğinizin doğumu ile başlayıp yine bebeğinizin plasentasının(bebeğin eşi) doğumu ile sonlanan evredir. Artık anne adayı bu evrede rahatlamıştır. Ağrı ve sancılar kaybolmuş, bebeği ile ilk temas sağlanmıştır. Bundan sonrası artık doktorunuzun aktif olarak yöneteceği bir süreçtir. Siz asıl üzerinize düşen büyük görevi tamamlayıp, bebeğinizin doğumu için gerekli sancı ve ıkınmaları başarı ile sonlandırıp mutlu sona ulaşmışsınızdır. 

 

Doğumun dördüncü ve son evresi ise bebeğinizin plasentasının(bebeğin eşi) doğumunu takiben doğum sonrası ilk 24-48 saatlik süreyi kapsamaktadır ve siz artık bebeğinizle beraber odanızda dinlenmeye alınmışsınızdır. Bu dönemde bebeğinizin ve sizin doğum sonrası ilk bakımlarınız yapılmakta, gerekli tedavileriniz verilmekte ve kanama kontrolleriniz yapılmaktadır.



 

EPİDURAL DOĞUM

 

Epidural doğum, normal vajinal doğum esnasında anne adayının belinden ince bir iğne yardımıyla omurilik kanalında epidural alana lokal anestezik ilaç verilmesi yoluyla, hissedilen ağrıların azaltılması hatta tamamen kesilmesi ilkesine dayanan doğum şeklidir. Halk arasında “prenses doğum” olarak bilinen doğum şeklidir. Bir çok avantajı olduğu gibi dezavantajları da mevcuttur. Doğum sürecinde anne adayının ağrılarının neredeyse hiç hissedilmemesine yardımcı olur ve konforlu bir doğum süreci vadeder. Ancak hissedilen ağrının azalması anne adayında ıkınma hissinin kaybolmasına ve rahim kasılmalarının azalmasına sebep olur. Bu da doğum sürecini uzatır. Epidural doğum, doğumun ilk evresinin daha önce doğum yapmamış kadınlarda 24 saatten daha fazla, daha önce doğum yapmış kadınlarda da 18 saate kadar; doğumun ikinci evresinin ise daha önce doğum yapmamış kadınlarda 3 saate, daha önce doğum yapmış kadınlarda ise 2 saate kadar  uzamasına sebep olabilir. Böyle durumlarda anne ve bebek yorulmaya başlayabilir ve müdahaleli doğum dediğimiz vakum uygulamaları ve çeşitli manevraların uygulanması gerekli olabilir.

 

Normal vajinal doğum günümüzde malesef korkulan bir süreç halini almaya başlamıştır. Bunun farklı gerekçeleri mevcuttur ancak gebelik döneminde normal vajinal doğuma sağlıklı bir hazırlık süreci ile üstesinden gelinmeyecek bir korku değildir. Sağlıklı geçirilen bir gebelik süreci ve mental hazırlık ile normal vajinal doğum yapılmaması için hiçbir sebep yoktur. Doktorunuzun tespit ettiği ek bir sağlık problemi olmadığı sürece, anne adayının normal vajinal doğumu istemesi ve kendisini hem fiziksel hem de mental olarak hazırlaması ve ailenin de tam desteği ile normal vajinal doğum siz anne adayları için, evet meşakkatli ama bir o kadar da güzel bir tecrübe olacaktır.

 

Tüm gebelik boyunca yapılacak düzenli egzersizler, kilo kontrolü ve nefes egzersizleri doğum sürecini kolaylaştıracaktır. Düzenli egzersiz, anne adayının kas gücünü yüksek tutup daha kuvvetli ıkınmalar ile doğumu kolaylaştıracağı gibi doğum sonrası iyileşme döneminde de anneye yardımcı olacak ve annenin daha kolay toparlanmasını sağlayacaktır. Yine anne adayının gebelik döneminde fazla kilo almaması doğum esnasında bebeğin doğum kanalında ilerleyişini kolaylaştıracaktır. 

 

Doğum her anne adayı için farklı bir tecrübe anlamı taşır. O yüzden hiçbir şekilde anne adayının kendisini farklı bir hamile kadın ile kıyaslamaması gerekmektedir. Hatta aynı kadının farklı gebelikleri bile birbiri ile çok farklı şekilde seyredecektir. O yüzden hem gebelik sürecini hem de doğum sürecini farklı farklı ağızlardan dinleyerek kendi serüveniniz ile kıyaslamayınız, hem de etraftan duyduğunuz kötü tecrübelerden yola çıkarak motivasyonunuzu bozmayınız. En doğru bilgiyi herzaman doktorunuzdan alacağınızı lütfen unutmayınız. Gebelik ve doğum süresince doktorunuz ve işinde uzman ebeler en büyük destekçiniz olacaktır.

 

Sağlıklı ve huzurlu bir gebelik sürecini takiben sorunsuz bir doğum ile bebeğinizi kucağınıza almanız dileklerimizle.

 

Op.Dr. Alim Gökhan Kuşgöz

Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı

Özel İzmir Can Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Kliniği

https://www.facebook.com/izmircanhastanesi/ https://twitter.com/izmircanhastane https://www.instagram.com/izmircanhastanesi/ https://www.youtube.com/channel/UCY_rp1EOHdPgyu9ajnWBYYQ https://www.linkedin.com/company/cansaglikgrubu?originalSubdomain=tr