Randevu Al

Kadın Hastalıkları ve Doğum (Jinekoloji)

Kadınların üreme organlarına ilişkin hastalıklar “genel jinekoloji-kadın hastalıkları” başlığı altında ele alınır. Bu hastalıkların teşhis, tetkik ve tedavisi ile ilgilenen doktorlara da “Jinekolog” ya da “Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı” adı verilir.

Gebelik ve doğum, insanlığın ilk insandan bu yana en fazla ilgi gösterdiği, anlamaya çalıştığı bilim alanıdır.

Kadın hastalıkları terimi bir kadının ergenlik öncesi çağından başlayarak tüm üreme dönemi ve sonrası (menopoz) dönem de dahil olan tüm jinekolojik problemleri içerir.

Rahim ve yumurtalıkları ilgilendiren myomover (yumurtalık) kisti, kanser gibi patolojiler yanında üreme sağlığı sorunları (kısırlık, tüp bebek, aşılama, hsg çekimi), cinsel yolla bulaşan hastalıklarmenopoz tedavisiaile planlaması yöntemleri (korunma yöntemleri), adet düzensizliği problemleri (polikistik over gibi), kanser tarama programları (smear testi ve HPV) ve kanser- aşısı, gebelik ve doğumla ilgili tüm takipler, jinekolojik kapalı ya da açık ameliyatlar (histerektomi, myomektomi, kistektomi, laparoskopi ve histeroskopi) ve genital estetik konuları bir kadın hastalıkları ve doğum uzmanının uzmanlık alanına giren konulardır.

Döllenmeyle başlayan gebelik süreci ve doğum çok sayıda sürprizlere ve bilinmezliklere açıktır. Doğum biliminde ve teknolojideki hızlı gelişmeler bu sürprizlerin sağlıklı bir şekilde yönetilmesinde büyük katkılar sağlamıştır.

Hastanemiz;  başta geniş laboratuvar imkanları4-5 boyutlu ultrasonografik değerlendirme koşulları, olası erken doğum eylemlerinde bebeğinizin sağlıklı bir şekilde hayata tutunmasını kolaylaştıracak ileri seviye yeni doğan yoğun bakımları, alanlarında deneyimli güler yüzlü ebe ve hemşireleri, çok sayıda ulusal ve uluslar arası başarılı çalışmaları olan uzman hekimleriyle anne adaylarımızın ve bebeklerimizin en büyük yardımcılarıdır.

Herhangi bir şikayet olmasını beklemeden yıllık jinekolog muayenesi üreme çağındaki her kadın için elzemdir.

Özellikle 21 yaşın üzerindeki cinsel yönden aktif kadınların 3 yılda bir smear testi yaptırmaları, 40 yaş üstü kadınların ise yıllık mammografi ile meme kanseri açısından taranması toplum sağlığı açısından oldukça önemlidir.

Meme Kanseri ve rahim ağzı kanseri tarama yöntemleri olması nedenli erken tanı ve tedavinin çok önemli olduğu hastalıklardır.

Bazı durumlarda ise rutin takip dışında bir kadın hastalıkları ve doğum uzmanına hemen muayene olunması gerekebilir.

Bunlar:

  • Normalden fazla miktarda ve çok uzun süren ya da adet arasında olan düzensiz kanamalar
  • Adet döneminde ya da cinsel ilişki sırasında olan ciddi kasık ağrıları
  • Bol miktarda, kötü kokulu, renkli akıntılar
  • Karında ele gelen kitle hissi
  • İlişki sonrası ya da menopoz döneminde olan kanamalar
  • Adet gecikmesi

Pek çok jinekolojik problem erken teşhis ya da rutin muayene ile önceden tanınıp tedavi yapılabilmektedir.

Tüp Bebek (In Vitro Fertilizasyon [IVF])

Tüp bebek, doğurganlığa yardımcı olmak veya genetik sorunları önlemek ve gebe kalmaya yardımcı olmak için kullanılan karmaşık bir dizi prosedürdür.

IVF sırasında olgun yumurtalar yumurtalıklardan toplanır ve bir laboratuvarda sperm tarafından döllenir. Daha sonra döllenmiş yumurta (embriyo) veya yumurtalar bir rahme transfer edilir. Bir tam tüp bebek döngüsü yaklaşık üç hafta sürer. Bazen bu adımlar farklı parçalara bölünür ve süreç daha uzun sürebilir.

Tüp bebek, yardımcı üreme teknolojisinin en etkili şeklidir. İşlem, bir çiftin kendi yumurtaları ve spermleri kullanılarak yapılabilir. Veya IVF, bilinen veya anonim bir donörden yumurta, sperm veya embriyo içerebilir. Bazı durumlarda, rahme implante edilmiş bir embriyosu olan bir gebelik taşıyıcısı da sürece dahil olabilir.

Tüp bebek yoluyla sağlıklı bir bebeğe sahip olma şansınız, yaşınız ve kısırlığın nedeni gibi birçok faktöre bağlıdır. Ek olarak, IVF zaman alıcı, pahalı ve invaziv olabilir. Rahme birden fazla embriyo transfer edilirse, IVF birden fazla fetüsle (çoğul gebelik) sonuçlanabilir.

Doktorunuz IVF’nin nasıl çalıştığını, potansiyel riskleri ve bu kısırlık tedavisi yönteminin sizin için uygun olup olmadığını anlamanıza yardımcı olacaktır.

Hangi Durumlarda Tüp Bebek Tedavisine Başvurulur?

In vitro fertilizasyon (IVF), kısırlık veya genetik problemler için bir tedavi yöntemidir. Kısırlığı tedavi etmek için IVF yapılırsa, siz ve eşiniz IVF girişiminde bulunmadan önce, yumurta üretimini artırmak için doğurganlık ilaçları veya intrauterin tohumlama (spermin yumurtlama zamanına yakın bir zamanda doğrudan rahme yerleştirildiği bir prosedür) dahil olmak üzere daha az invaziv tedavi seçeneklerini deneyebilirsiniz.

Bazen, 40 yaşın üzerindeki kadınlarda kısırlık için birincil tedavi olarak IVF sunulmaktadır. Özel sağlık durumlarınız varsa IVF yine gerekebilir. Örneğin, siz veya eşiniz aşağıdakilere sahipse IVF bir seçenek olabilir:

  • Fallop tüpü hasarı veya tıkanması.
  • Yumurtlama bozuklukları.
  • Endometriozis.
  • Rahim fibroidleri.
  • Yapılmış tüp sterilizasyonu veya çıkarılması.
  • Bozulmuş sperm üretimi veya işlevi.
  • Açıklanamayan kısırlık.
  • Genetik bir bozukluk.
  • Kanser veya diğer sağlık durumları için doğurganlığın korunması.

İşlevsel bir rahmi olmayan veya hamileliği ciddi bir sağlık riski oluşturan kadınlar, IVF yoluyla, hamileliği başka bir kişiyle (gebelik taşıyıcısı) ile devam ettirebilirler. Taşıyıcı gebelik durumunda, kadının yumurtaları spermle döllenir, ancak oluşan embriyolar taşıyıcının rahmine yerleştirilir.

Tüp Bebek Hamile Kalmada Ne Kadar Etkilidir?

Yaşınız, IVF’nin başarısındaki en güçlü faktörlerden biridir. 35 yaşın altındaysanız tüp bebek yoluyla hamile kalma şansınız çok daha yüksek, 40 yaşın üzerindeyseniz daha düşüktür. Canlı doğum oranı da değişir ve yaşla güçlü şekilde ilişkilidir. Örneğin, doğum yapan ebeveyn 35 yaşın altında ve kendi yumurtalarını kullanarak canlı doğum oranı %46 civarındayken, 38 yaşındaki bir kişinin kendi yumurtalarını kullanarak doğum oranı %22 civarındadır.

Kılavuzlar, 2 yıldır düzenli korunmasız cinsel ilişki yoluyla hamile kalmaya çalışan 43 yaşın altındaki kadınlara IVF önermektedir. Tüp bebek için standart bir maksimum yaş yoktur. 40’lı ve 50’li yaşların sonundaki kadınlara uygulanabilir ve genellikle bu aralıkta uygulanmaktadır. Bununla birlikte, hastanın yaşı arttıkça başarı oranları düşer ve gebelik komplikasyonları riski artar. 40’lı yaşlarının ortasını geçmiş kadınlar, sağlıklarına ve diğer hususlara bağlı olarak IVF için uygun adaylar olabilir.

Tüp Bebek Tedavi Riskleri Nelerdir?

IVF riskleri şunları içerir:

  • Çoğul gebelik
  • Erken doğum ve düşük doğum ağırlığı
  • Ovarian Hiperstimülasyon Sendromu (OHSS)
  • Düşük (abortus)
  • Yumurta toplama prosedürü komplikasyonları.
  • Dış gebelik
  • Doğum kusurları.
  • Kanser (bazı erken araştırmalar, yumurta büyümesini uyarmak için kullanılan bazı ilaçlar ile belirli bir yumurtalık tümörünün gelişimi arasında bir bağlantı olabileceğini öne sürse de, daha yeni çalışmalar bu bulguları desteklememektedir. IVF’den sonra meme, endometriyal, serviks veya yumurtalık kanseri riskinde önemli bir artış görülmemektedir)
  • Stres

Uygulamaya Hazırlık Aşaması

Bir kliniğin başarı oranı birçok faktöre bağlıdır. Bunlar, hastaların yaşları ve tıbbi sorunlarının yanı sıra kliniğin tedavi popülasyonu ve tedavi yaklaşımlarını içerir. Öncelikle, prosedürün her adımıyla ilgili maliyetler hakkında ayrıntılı bilgi isteyin.

Kendi yumurtalarınızı ve spermlerinizi kullanarak bir IVF tadavi döngüsüne başlamadan önce, siz ve eşiniz muhtemelen aşağıdakiler de dahil olmak üzere çeşitli taramalardan geçeceksiniz:

  • Yumurtalık rezervi testi
  • Semen analizi
  • Bulaşıcı hastalık taraması (HIV de dahil olmak üzere bulaşıcı hastalıklar)
  • Deneme transferi (Mock transferi)
  • Rahim muayenesi.

Bir IVF döngüsüne başlamadan önce, aşağıdakiler de dahil olmak üzere önemli soruları göz önünde bulundurun:

  • Kaç embriyo transfer edilecek?
  • Fazladan embriyolarla ne yapılacak?
  • Çoğul gebelik gelişirse başa çıkabilecek misiniz?
  • Donör yumurta, sperm veya embriyo ya da gebelik taşıyıcısı kullanmanın olası komplikasyonlarını düşündünüz mü?

Uygulama Adımları

IVF yöntemi birkaç adımı içerir: Yumurtaların uyarılması, yumurta toplanması, sperm alımı, döllenme ve embriyo transferi. Bir IVF döngüsü yaklaşık iki ila üç hafta sürebilir. Birden fazla kür gerekebilir.

Embriyo transferi klinik bir ortamda yapılır ve genellikle yumurta alımından iki ila beş gün sonra gerçekleşir. Size hafif bir sakinleştirici verilebilir. İşlem genellikle ağrısızdır, ancak hafif kramplar yaşayabilirsiniz. Doktor vajinaya, rahim ağzına ve rahminize kateter denilen uzun, ince, esnek bir tüp yerleştirecektir. Az miktarda sıvı içinde süspanse edilmiş halde duran bir veya daha fazla embriyo içeren bir şırınga, kateterin ucuna takılır. Doktor şırıngayı kullanarak embriyo veya embriyoları rahminize yerleştirir. Başarılı olursa, yumurta alımından yaklaşık altı ila 10 gün sonra bir embriyo rahminizin iç kısmına yerleşecektir.

Uyulamadan Sonra

Embriyo transferinden sonra günlük yaşam aktivitelerinize normal olarak devam edebilirsiniz. Bununla birlikte, rahatsızlığa neden olabilecek şiddetli faaliyetlerden kaçınmanızda fayda var. İşlemden kısa bir süre sonra az miktarda berrak veya kanlı sıvı gelmesi, yüksek östrojen seviyeleri nedeniyle meme hassasiyeti, hafif şişkinlik, hafif kramp, kabızlık gibi yan etkiler görülebilir.

Embriyo transferinden sonra orta veya şiddetli ağrı yaşarsanız, doktorunuza başvurun. Enfeksiyon, over torsiyonu (yumurtalık dönmesi) ve şiddetli yumurtalık hiperstimülasyon sendromu gibi komplikasyonlar açısından sizi değerlendirmesi gerekebilir.

Uygulama Sonuçları

Yumurta toplama işleminden yaklaşık 12 gün ila iki hafta sonra, doktorunuz hamile olup olmadığınızı belirlemek için kan örneğinizi isteyecektir. Hamileyseniz, doktorunuz sizi doğum öncesi bakım için bir kadın doğum uzmanına yönlendirecektir. Hamile değilseniz, progesteron almayı bırakıp muhtemelen bir hafta içinde adet olursunuz. Adet görmezseniz veya olağandışı bir kanamanız olursa, doktorunuza başvurun. Başka bir IVF döngüsü denemekle ilgileniyorsanız, doktorunuz IVF yoluyla hamile kalma şansınızı artırmak için yeni adımlar önerebilir.

IVF yönteminden sonra sağlıklı bir bebek doğurma şansı; annenin yaşı, embriyo durumu, Üreme öyküsü, kısırlık nedeni, yaşam tarzı faktörleri (sigara, obezite, alkol ve bazı ilaçlar, aşırı kafein gibi faktörlerin olumsuz ekileri) gibi etmenlere bağlıdır.

Sizin için geçerli olan tüm faktörleri ve bunların başarılı bir hamilelik şansını nasıl etkileyebileceği konusunda doktorunuzla görüşmeniz oldukça önemlidir.

Vulva Cerrahisi

Vulva kanserinin ana tedavisi cerrahidir. Kadınlarda ameliyat, tüm kanserin çıkarılması ihtiyacı ile cinsel yaşam yeteneğinin önemini dengelemelidir. Cerrahinin, yaşam kalitesi üzerinde büyük bir etkiye sahip olabilmektedir. Ayrıca, tümörün üretra ve anüse ne kadar yakın olduğunu dikkate almak da önemlidir.

Dış genital organlara topluca vulva adı verilir. Vajina girişi, büyük dudaklar (labia majora), küçük dudaklar (labia minora), klitoris, kızlık zarı (hymen) ve idrar boşaltma deliği (üretra) bölümlerini içerir.

Geçmişte, vulva tümörü ve yakınlardaki büyük miktarda normal dokular da çıkarıldı. Çoğu durumda, kanserin evresi ne olursa olsun yakındaki lenf düğümleri de çıkarıldı. Bu, hiçbir kanser hücresinin geride kalmadığından emin olmak için yapıldı. Bu tür kapsamlı ameliyatlar iyi kanser sonuçlarıyla sonuçlandı, ancak deformeler oluştu ve kadının cinsel işlevinin yanı sıra idrar ve dışkı yapma şekilleri de bozuldu ve kasıktaki tüm lenf bezlerinin çıkarılması, genellikle o taraftaki bacağın şişmesine (lenfödem) yol açtı. Günümüzde yaşam kalitesinin ve cinselliğin önemi çok daha iyi anlaşılmıştır. Hekimler, kanser erken tespit edildiğinde çevredeki çok fazla sağlıklı dokuyu çıkarmaya gerek olmadığını da farkettiler. Yine de, kanser çok ilerlediğinde, kapsamlı bir prosedür gerekli olabilir. Bazı durumlarda, ilerlemiş kanserlerde daha fazla kanser hücresini öldürmek için radyasyon, kemoterapi ve cerrahi ile birleştirilebilir.

Vulva Cerrahisi Türleri

Aşağıdaki ameliyat türleri vulvadan ne kadar doku çıkarıldığı sıralamasına göre verilmiştir (azdan-çoğa doğru):

  • Lazer cerrahisi

Odaklanmış bir lazer ışını, anormal hücreler içeren vulvar cilt tabakasını yakar. Lazer cerrahisi, VIN (vulvar intraepitelyal neoplazi) için bir tedavi olarak kullanılabilir. VIN, vulvanın premalign yani normal haline göre daha fazla kansere dönüşme eğilimi olan bir lezyonu şeklinde basitçe tanımlanabilir. Lazer yöntemi, invaziv kanseri (istilacı kanser) tedavi etmek için kullanılmaz.

  • Eksizyon

Kanser ve etrafındaki normal, sağlıklı derinin bir kenarı ve altındaki ince bir yağ tabakası eksize edilir (kesilir). Buna bazen geniş lokal eksizyon denir. Kapsamlıysa (çok fazla doku çıkarılırsa), basit bir kısmi vulvektomi olarak adlandırılabilir.

  • Vulvektomi

Bu operasyonda vulvanın tamamı veya bir kısmı çıkarılır.

  • Vulvar Rekonstrüksiyonu

Proedürler bazen, vulvadan geniş bir cilt alanını çıkarır ve yarayı kapatmak için vücudun diğer bölgelerinden deri greftleri gerektirir. Ancak çoğu zaman cerrahi yaralar greftsiz de kapatılabilir ve yine de sonuç oldukça tatmin edici bir görünüm sağlayabilir. Bir deri greftine ihtiyaç duyulursa jinekolojik onkolog bunu yapabilir, öte yandan vulvektomi sonrası bir plastik/rekonstrüktif cerrah tarafından da yapılabilir.

Rekonstrüktif cerrahi, daha kapsamlı cerrahi geçirmiş kadınlar için uygundur. Bir rekonstrüktif cerrah, bir parça deri ve altta yatan yağ dokusunu alıp kanserin çıkarıldığı bölgeye dikebilir. Vücuttaki birkaç bölge kullanılabilir, ancak nakledilen dokuya kan akışının bozulmadan tutulması gerektiği bir gerçektir. Dokunun kan kaynağına zarar vermeden hareket ettirilmesi gerektiğinden, yetenekli bir cerrahın gerekli olduğu yer burada özellikle vurgulanmalıdır.

  • Pelvik Ekzenterasyon

Pelvik ekzenterasyon, vulva kanserini tedavi etmek için kullanıldığında vulvektomi ve genellikle pelvik lenf düğümlerinin çıkarılmasını ve ayrıca aşağıdaki yapılardan bir veya daha fazlasının çıkarılmasını içeren kapsamlı bir operasyondur: alt kolon, rektum, mesane, uterus, serviks ve vajina. Ne kadarının çıkarılması gerektiği, kanserin yakındaki organlara ne kadar yayıldığına bağlıdır. Bu, birçok farklı türde komplikasyona yol açabilen karmaşık bir ameliyattır. Mesanenin, rektum ve kalın bağırsağın çıkarıldığı operasyonlarda, bu yapıların yerine getirdiği işlevleri sürdürebilmek amacıyla yeni yollar oluşturacak başka cerrahi operasyonlara da gerek olacaktır.

  • Lenf Nodu Ameliyatı

Vulva kanseri sıklıkla kasıktaki lenf düğümlerine yayıldığı için bunların çıkarılması gerekebilir. Lenf düğümlerini tedavi etmek, kanserin tekrarlama riski ve uzun vadeli sonuçlar söz konusu olduğunda önemlidir. Sizin için neyin en iyi olduğu, neden en iyi olduğu ve tedavinin yan etkilerinin neler olabileceği konusunda alanında uzman hekiminizle mutlaka ayrıntılı görüşmeler yapmalısınız.

  • Vulvektomi vs Labioplasti

Rutin olarak kozmetik bir prosedür olarak görülen labioplasti, hastanın ve klinisyenin “aşırı” olarak adlandırdığı iç dudak dokusunun çıkarılmasını içerir. Tipik olarak bu, labia majora dokusunun ötesine uzanan labia minora dokusu anlamına gelir. Bir labioplastinin nihai sonucu, labia minorayı hedef alan bir vulvektominin nihai sonucuna benzer olsa da, ikisi arasındaki amaç farklıdır. Vulvektomi, hastalık riskini veya kanserin yayılma riskini azaltmak için yapılır. Labioplastiler ise sürtünme, şişme ve genelleşmiş rahatsızlığı gidermek ve ayrıca vulvanın genel görünümünü iyileştirmek için yapılır.

  • Rekonstrüktif prosedürlerle ilişkili olarak;

Vulvar kanserlerin tedavisi için özellikle ileri evrede olanlar veya tekrarlayan tümörlerde, plastik cerrahi rekonstrüksiyonu, mevcut olan operatif tedavilerin aralığını genişletmektedir ve iyileştirilmiş kozmetik sonuçların yanı sıra olumlu bir onkolojik hastalık seyri de sağlamaktadır. Plastik cerrahi operasyonlarının kullanılması, söz konusu tümörün doğasına ve gelişim aşamasına olduğu kadar hastanın durumuna da uygun terapötik önlemlerin uygulanmasını mümkün kılacaktır. Daha da önemlisi, geniş kapsamlı cerrahi prosedürler geçirmiş hastalarda bile eşit derecede tatmin edici başarılı bir yara iyileşmesi oranının ortaya çıktığını gözler önüne seren araştırma bulguları mevcutur.

Vulva Cerrahisinin Komplikasyonları ve Yan Etkileri

Vulva derisinin geniş alanlarının çıkarılması sıklıkla yara iyileşmesi, yara enfeksiyonları veya deri greftinin alınamaması gibi sorunlara yol açar. Ne kadar çok doku çıkarılırsa, bu komplikasyonların riski o kadar artar. İyi hijyen ve dikkatli yara bakımı önemlidir.

Üretral açıklığın bir veya her iki tarafındaki doku çıkarıldığı için idrar akışı bir tarafa gidebilir. Vulvar ve kasık düğümü ameliyatının diğer komplikasyonları arasında ameliyat yaralarının yakınında sıvı dolu kistlerin oluşması, akciğerlere gidebilen kan pıhtıları, idrar yolu enfeksiyonları ve cinsel istekte azalma yer alır.

Vulva ameliyatından sonra, kadınlar dar pantolon veya kot pantolon giydiklerinde genellikle rahatsızlık hissederler çünkü üretral açıklık ve vajinal giriş etrafındaki “dolgu yapısı” gitmiştir. Vajinanın etrafındaki alan normalden farklı bir görünümde olabilmektedir.

  • Lenfödem: Kasık lenf düğümlerinin çıkarılması, bacaklardan zayıf sıvı drenajına neden olabilir, bu da sıvı birikmesine yol açar ve şiddetli, geceleri inmeyen bacak şişmesine yol açabilir. Lenfödem ayrıca ağrı ve yorgunluğa da neden olabilir. Bu aynı zamanda cinsellikle ilgili sorunlara da sebebiyet verebilir ve bir çiftin bu tür sorunlarla başa çıkmak için iyi bir iletişim kurması çok önemli bir konudur.
  • Vulvektominin cinsellik üzerine etkisi: Bazı kadınlar, cerrahi operasyondan sonra cinsel organ dış yapılarının görünümü kaygısı nedeniyle, bu yapıların estetik görünümünü yeniden oluşturmak için ameliyat olmak isteyebilir.

Vulvektomi geçiren kadınların cinsel birleşmede doyuma ulaşması zor olabilir. Kadınlar, radikal vulvektomiden sonra genital bölgelerinde bir uyuşma fark edebilirler, ancak sinirler yavaş yavaş iyileştikçe his yaklaşık birkaç ay içinde geri gelebilir. Cerrahi sonrasında oluşan skar dokusu, vajina girişini daraltırsa penetrasyon ağrılı olabilir, ağrılı tahrişi önleyici güvenli ve uygun ürünler kullanılabilir. Yara izi şiddetli olduğunda, cerrah bazen girişi genişletmek için deri greftleri kullanabilir. Bazen pelvik taban tedavisi adı verilen özel bir fizik tedavi türünden faydalanmak gerekebilir.

Cerrahi Sonrası

Vulva kanseri ameliyatından uyandığınızda sizi ne bekleyeceğini bilmek önemlidir. Hastanede ne kadar kalacağınız, hangi ameliyatı olduğunuza bağlıdır.

Aktivite

  • Ameliyattan sonra yaklaşık 1-4 hafta dinlenmeniz gerekecek.
  • 6 haftaya kadar 10-20 kilonun üzerinde bir şey kaldırmayın.
  • 6 hafta boyunca vajinaya temastan kaçının.
  • Ağrınız narkotiksiz kontrol altına alındığında araç kullanmaya başlayabilirsiniz. Bu genellikle ameliyattan yaklaşık 1-2 hafta sonradır.
  • Aktivitenizi yavaş yavaş artırmanız gerekecek. Her gün kısa yürüyüşlerle başlayın ve mesafeyi artırın.

Vajinal Akıntı

  • Çoğu zaman ameliyattan sonra sarı, parlak kırmızı, pembe veya kahverengi olabilen bir akıntı veya bi kanama oolabilir, bu normaldir.

Kabızlık

  • Ameliyattan sonra kabızlık yaygındır.
  • Günde bol bol miktarlarda sıvı içtiğinizden emin olun.
  • Düzenli aktivite, hatta günlük kısa yürüyüşler yapmaya çalışın.
  • Hekiminizin önerisine göre dışkı yumuşatıcı almanız gerekebilir.
  • Ameliyattan sonra hekiminiz gerekli gördüyse laksatif (müshil) kullanmak gerekebilir. Bu ilacı kullandıktan sonra bağırsak hareketleriniz yoksa veya mide bulantısı, kusmanız varsa, mutlaka en kısa sürede doktorunuza ulaşın.

Vulva Bakımı

  • Vulvanızı ılık suyla durulayarak ve ovalamadan hafif hareketlerle temiz tutun, kurutun.
  • Dar pantolon veya iç çamaşırı giymeyin. Sadece pamuklu iç çamaşırı giyin.
  • Külotlu çorap giymeyin.
  • Deodorant veya plastik içeren ped veya tampon kullanmayın.
  • Parfümlü sabun veya kokulu tuvalet kağıdı kullanmayın.
  • Sprey veya talk pudrası kullanmayın.
  • Bir hafta sonra, ılık, sığ suda günlük oturma banyosu yapmak iyileşmeye yardımcı olabilir. Uzun süre veya sıcak olmamalı, sabunlu suda bekletmekten kaçınmalı.
  • Özellikle arabaya binerken veya herhangi bir yere girip çıkarken bacaklarınızı omuz genişliğinden daha fazla açmaktan kaçının.
  • Klinik takip çok önemli olacaktır, ameliyattan 2 hafta sonra bir randevu oluşturun. Daha başka ve daha fazla tedavi gerekirse, bu aşamada tartışılması faydalı olacaktır.
Bölüme Ait Videolar